Hendese 3. Sayı

Küresel güçler 21. yüzyıl siyasetini, siyasetin aktörlerini ve toplumu şehirler üzerinden dizayn etmeye, şekillendirmeye çalışıyorlar. Bu konuda ne kadar başarılı olurlar bilemeyiz; ancak, siyasi aktörlerin değişmesini ve toplumun dönüşmesini isteyen iştahlı bir kitlenin olduğunu söyleyebiliriz. Çok yakın bir zamanda şehir üzerinden birçok önemli hadiseye şahit olduk. Özgürlüğün nasıl ahlaksızlığa dönüştüğünü, toplumun nasıl baskı altına alınmaya çalışıldığını, çevreyi koruma adına şehrin nasıl tahrip edildiğini ve yağmalandığını gördük.

Şehre baktığınızda insanı, insana baktığınızda da şehri görürsünüz. "Şehir tek bir organize bütünlük içerisinde milyonlarca parçanın oluşturduğu insan vücudu gibidir." ve değişimin temsilcisidir. Şehirler, fikirlerin yeşerdiği ve kök saldığı, bilginin ve tecrübenin arttığı, düşüncelerin değişime uğradığı veya yara aldığı, böylece insanların öğrendiği yerlerdir. Şehir, insanın fikrini ve ruhunu beslediği gibi hayvandan daha aşağı bir hâle dönüşmesini de hızlandırabilir.

Şehirlerimiz ne yazık ki yeni ideallere kapı aralamaktan, bu idealleri gerçekleştirebilme isteğini yeni nesillere sunmaktan uzak oldukları için can çekişiyorlar.

Nasr gibi yazarlar, İslam şehrini tevhid kavramının bir manifestosu olarak görürler. Cansever’e göre ise "tevhidî yaklaşımdan yoksunsak o zaman bir nevi şirk içindeyiz demektir. Estetik, inancımızdan ayrı bir şey değil; eğer biz onu doğru bir şekilde kuramıyorsak iki sebebi vardır: Ya inancımız çok yanlıştır yahut inancımızla onun arasındaki bütünlüğü hissetmiyoruz demektir."

Yeniden İslami şehirler inşa edemediğimiz sürece, insanlığa bir şey söyleyemeyeceğimizi, medeniyeti yeniden inşaa edemeyeceğimizi söyleyebiliriz. Eğer biz bir söz söyleyemiyorsak başkalarının söylediklerini dinlemek durumunda kalırız.

Umit Gunes

Yayın Kurulu Üyesi

Abdullah Karadağ

Yayın Kurulu Üyesi

Enes Aluç

Yayın Kurulu Üyesi

Fatih Gündoğan

Yayın Kurulu Üyesi

İbrahim Taşdemir

Yayın Kurulu Üyesi

Henüz eklenmemiş